ASSOCIATED WORDS 2

Children(ˈtʃɪl.drən): Çocuklara çıldırın dedikçe iyice azıttılar.Children çocuklar anlamına gelmektedir.

The children in the garden are playing hide and seek. (Bahçedeki çocuklar saklambaç oynuyorlar.)

Bath(bɑːθ): Çok bet gözüküyorsun banyo yapsan iyi olur.Bath banyo anlamına gelmektedir.

You smell bad. I think you should have a bath. (Kötü kokuyorsun. Bence banyo yapmalısın.)

Face(feɪs): Feyza’ nın çok güzel bir yüzü var.Face yüz anlamına gelmektedir.

There is something black on your face. (Yüzünde siyah birşey var.)

Touch(tʌtʃ): Taç perdeye dokunmak ister misiniz?touch dokunmak anlamına gelmektedir.

The child touched the hot iron. (Çocuk sıcak demire dokundu.)

Seem(siːm): Simge yorgun görünüyor.seem görünmek anlamındadır.

What happened? You seem unhappy. (Ne oldu? Üzgün görünüyorsun.)

Hire(haɪr): Başta hayır demişlerdi ama sonra evi kiraladılar.hire kiralamak anlamındadır.

I want to hire a car for the vacation. (Tatil için araba kiralamak istiyorum.)

Save(seɪv):Herkes parayı seviyor o yüzden biriktiriyor.Save biriktirmek anlamına gelmektedir.

Mehmet tries to save money to buy a biycyle. (Mehmet bisiklet almak için para biriktirmeyi deniyor.)

Notice(ˈnəʊ.tɪs): Diğer not burada, bu not ise farkedilmedi. notice farketmek anlamına gelmektedir.

My mum hasn't noticed the vase that I broke yet. (Annem kırdığım vazoyu henüz farketmedi.)

Spectacular(spekˈtæk.jʊ.lər): Bazen pikniğe gidersiniz ve yanınıza piknik sepetinizi alırsınız.Sepettekiler o kadar muhteşem gözükür ki, yemek için sabırsızlanırsınız.Speactacular muhteşem anlamına gelmektedir.

The apples in the basket seem spectacular. (Sepetteki elmalar harika görünüyor.)

Sneer at (snɪr ət): Karşınızdaki insan sizi sinir ettiğinde, onun sizi küçümsediğini düşünebilirsiniz.Sneer at küçümsemek, aşağılamak anlamına gelmektedir.

She is so arrogant that she sneers at everybody. (O kadar kibirli ki herkesi küçümsüyor.)

Delicate(ˈdel.ɪ.kət): Kediniz her ne kadar kırılgan ve narin olsa da tam bir deli. O yüzden ona hem İngilizce hem de Türkçe bir lakap buldunuz. “delicate(deli-cat-e)” deli kedi.Delicate kırılgan, narin anlamına geliyor.

My mother is so delicate that I think twice when I want to say something serious. (Annem o kadar hassas ki ciddi birşey söylemek istediğimde iki kere düşünüyorum.)

Beyond(biˈjɒnd): Şarkıcı Beyonce çoğu sanatçının bir adım ötesinde.Beyond ötesinde, aşırı anlamına gelmektedir.

I want to live in the house beyond the river. (Nehrin ötesindeki evde yaşamak istiyorum.)

Attribute(æt.rɪ.bjuːt): Ayşe’nin etibutu ne ki, öyle bi özelliği yok.Attribute özellik anlamına gelmektedir.

Classroom management is a significant attribute for teachers. (Sınıf yönetimi, öğretmenler için önemli bir özellik.)

Tension(ˈtent .ʃən): Annem evde gerginlik dolu bi konuşma yapınca babamın tansiyonu yükseldi.tension gerginlik anlamındadır.

The tension between two countries is growing day by day. (İki ülke arasındaki gerilim günden güne büyüyor.)

Anniversary(ˌæn.ɪˈvɜː.sər.i): Haniversene yıldönümü hediyemi.Anniversary yıldönümü anlamına gelmektedir.

My husband bought a new ring for me for our wedding anniversary. (Kocam evlilik yıldönümümüz için bana yeni bir yüzük aldı.)

suspect(səˈspekt): Pek suskundular şüphelendim.suspect şüphelenmek anlamına gelir.

The police suspect the man in the flat. (Polisler apartmandaki adamdan şüpheleniyor.)

evidence (ˈev.ɪ.dənt s) : kanıtlardan evi dans pistine çevirdikleri anlaşılıyor.evidence kanıt anlamına gelmektedir.

The police couldn't find any evidence for the crime. (Polisler cinayet için kanıt bulamadılar.)

Desease(dɪˈziːz): Artık şu dizi izleme hastalığından vazgeç.disease hastalık anlamına gelmektedir.

Starvation and disease kill a lot of people in Africa. (Açlık ve hastalık Afrika'da birçok insanı öldürüyor.)