correct

doğru (hatasız) eş anlamlısıright zıt anlamlısıwrong

  • a correct answer (doğru cevap)

  • correct sentences (doğru cümleler)

  • correct usage (doğru kullanım)

  • correct decision (doğru karar)

true

doğru [gerçek] - (tahmin edilen ya da üretilen şeylerle ilgili değil gerçeklerle ve kişilerin ifadeleriyle ilgilidir)

yakın anlamlısıreal zıt anlamlısıfalse

  • sad but true (acı ama gerçek)

  • true person (doğru kişi)

  • a true story (gerçek bir hikaye)

right

right ilecorrect çoğu zaman birbirlerinin yerine kullanılabilirler fakat tamamen aynı anlama gelmezler.right günlük konuşamadacorrect ise daha resmi durumlarda kullanılır. Çoğunlukla bir yöntemin doğruluğucorrect ile söylenirken bir inacın, fikrin ya da kararın doğruluğuright

  • You were right/correct about the hotel being too crowded. (Otelin çok kabalık olması konusunda haklıydın.)

  • The parents are right/correct in thinking that their children’s health is in danger. (Aileler çocuklarının sağlıklarının tehlikede olduğunu düşünmekte haklılar.)

  • Am I not right to say no? (Hayır demekte haksız mıyım?)

  • When is the right time? (Doğru zaman ne zaman?)

  • Do you think he is the right person for this job? (Sence bu iş için doğru insan o mu?)