Deyimsel fiil anlamı örnek cümle
ask for istemek

You can ask for help if you confuse. (Eğer kafan karışırsa yardım isteyebilirsin.)

calm down sakinleşmek

It's hard to calm down when someone is unfair to you. (Biri sana haksızlık yaptığında sakinleşmek zor.)

fall down düşmek

The glass will break if it falls down. (Bardak düşerse kırılır.)

get up kalkmak (yataktan)

When do you usually get up in the mornings? (Genelde sabahları ne zaman kalkarsın?)

keep on devam etmek

Please keep on working. (Lütfen çalışmaya devam edin.)

turn down (birini / bir şeyi) reddetmek, geri çevirmek

He was offered a job but turned it down because of the salary. (Ona bir iş teklif edildi ama maaş yüzünden reddetti.)

turn down sesini kısmak

Could you turn the TV down? I'm trying to study here. (Televizyonun sesini kısabilir misin? Burada ders çalışmaya çalışıyorum.)

put on giyinmek

Put your coat on if you're going outside, it's cold. (Dışarı çıkıyorsan montunu giy, hava soğuk.)

take over üstlenmek, ele geçirmek

You must take over your own life's reponsibility. (Kendi hayatının sorumluluğunu almalısın.)

stand for anlamına gelmek

UFO stands for unidentified flying object. (UFO belirlenemeyen uçan nesneler anlamına geliyor.)

talk over tartışmak, konuşmak

We should talk over this subject alone. (Bu konuyu yalnız konuşmalıyız.)

turn on açmak (elektronik bir aleti)

You shouldn't turn the TV on while you're studying. (Ders çalışırken televizyonu açmamalısın.)

care for önemsemek, bakmak, ilgilenmek

She cares for two orphans. (İki öksüz çocuğa bakıyor.)

get on bir araca binmek (araba dışında) araba için : get in

Get on the bus, you will find the house very easily. (Otobüse bin, evi çok kolay bulacaksın.)

let down üzmek, hayalkırıklığına uğratmak

I promise, I won't let you down. (Seni hayalkrıklığına uğratmayacağıma söz veriyorum.)

run away kaçmak

He ran away from the jail. (Hapisten kaçtı.)

Bu deyimsel fiillerle ilgili alıştırmayı çözmek için tıklayın. - Click here to do the exercise about these phrasal verbs.