Türkçede -di, -miş veya -mişti ekleriyle ifade edebildiğimiz zaman için İngilizcede kullanılan zamanlardan bir diğeri depresent perfect tense adı verilen zamandır.
- Have - has ile birlikte fiillerin üçüncü hallerinin kullanıldığı zamandır. Fiillerin çoğunun üçüncü hallerinin sonlarına -ed ekinin eklenmesiyle oluşturulur.I,You, We,They özneleri içinhave;She,He,It özneleri için isehas kullanılır.
They have solved the problem. (Problemi çözdüler.)
She has found her wallet. (Cüzdanını buldu.)
- Olumsuz yaparkenhave ve has den sonranot(haven't-hasn't) kullanılır.
I haven't spoken to her. (Onunla konuşmadım.)
My friend hasn't given my pencil back. (Arkadaşım kalemimi geri vermedi.)
- Sorulardahave ve has cümlenin başına getirilir.
Have you asked him? (Ona sordun mu?)
Hasn't she seen the present? (Hediyeyi görmedi mi?)
Nerelerde kullanıyoruz?
We have bought a new house. (Yeni bir ev aldık.)
She has cleaned the house. The house is clean now. (O, evi temizledi. Ev şimdi temiz.)
We have known each other for ten years . (Birbirimizi on yıldır tanıyoruz.)
Bu zamanla birlikte kullanılan zaman zarfları şunlardır:
- Just- Henüz, şimdi
I have just called him. (Onu şimdi aradım.)
- Already- Zaten, çoktan
They have already prepared the packets. (Paketleri çoktan hazırladılar.)
- Yet- Henüz (olumsuz anlamda)
You haven't finished your homework yet. (Henüz ödevini bitirmedin.)
- Never(olumlu cümlelerle kullanılır)Ever(olumsuz ve soru cümlelerinde kullanılır) - Hiç
Have you ever thought of changing your job? (Hiç işini değiştirmeyi düşündün mü?)
I have never seen such a boring game. (Hiç böyle sıkıcı bir oyun görmedim.)
- so far/up to now- Şimdiye kadar
The best student in our class has read five books so far. (Sınıfımızdaki en iyi öğrenci şu ana kadar beş kitap okudu.)
- This week / month / year...- bu hafta /ay / yıl , today - bugün
Have you seen Metin this week? (Bu hafta Metin' i gördün mü?)
- Once / twice / three times / several times...- bir kere / iki kere / üç kere,birkaç kere
ou have told this four times. (Bunu dört kere söyledin.)
- for, since, how long
I haven't seen my best teacher for years. (Yıllardır en iyi öğretmenimi görmedim.)
How long have you owned a computer? (Ne kadar zamandır bir bilgisayarın var?)
