| appear before magistrates | hakim karşısına çıkmak | juvenile | çocuk |
| accessory | suç ortağı | kidnapping | adam kaçırma |
| acquittal | beraat | larceny | hırsızlık |
| adjournment | erteleme, celseye son verme | life imprisonment | müebbet hapis |
| affirmation | teyit | magistrate | sulh hakimi |
| AKA (also know as) | nam-ı diğer, diğer ismiyle | magistrates' court | sulh ceza mahkemesi |
| alibi | suç işlendiğinde başka bir yede olduğunu kanıtlama | malice | suç kastı |
| alimony in gross | vergiler çıkmadan nafaka | manslaughter | kasıtsız adam öldürme |
| alimony | nafaka | minor | reşit olmayan |
| allegation | iddia | misdemeanor | kabahat, kusurlu davranış |
| annulment | bir kanunun bozulması | mistrial | hatalı yargılama |
| appeal | itiraz etmek, temyize başvurmak, temyiz etmek | nolle prosequi | takipsizlik kararı |
| appearance | tarafların mahkemede hazır bulunmaları | nolo contendere | ne suçu işlediğini kabul etme ne de işlemediğini iddia etme |
| arrest | tutuklamak | objection | itiraz |
| assault | fiili saldırı | offense | suç |
| bail | kefalet | ordinance | kararname |
| battery | darp etme | overrule | yetkisini kullanarak başkasının kararını iptal etmek |
| break into | zorla girmek | parole | şartlı tahliye |
| burden of proof | kanıtmala zorunluluğu | perjury | yalan beyan |
| capital offense | ölüm cezası gerektiren suç | petition | dilekçe |
| change of venue | davanın başka mahkemeye nakli | petty larceny | ufak hırsızlık |
| circuit court of appeal | temyiz mahkemesi | plaintiff | davacı |
| circumstantial evidence | ikinci derece kanıt | plea | savunma, müdafa |
| common law bench | asliye mahkemesi | precedent | örnek karar, emsal |
| complaint | şikayet | preliminary examination | ilk soruşturma |
| concurrent sentence | aynı kişinin eylemlerinin birbirinden bağımsız suç teşkil etmesi halinde verilen mahkeme kararı | prima facie evidence | aksi kanıtlanmadıkça doğru kabul edilen delil |
| confession | itiraf | prosecuter | savcı |
| conspiracy | komplo | quash | kararı iptal etmek |
| contraband | kaçak mal | ransom | fidye |
| conviction | mahkumiyet | rape | tecavüz etmek, tecavüz |
| dava etmek | sue | releasing on probation | şartlı salıverme |
| decision of rejection of venue | yetkisizlik kararı | remand | tutuklu yargılamak |
| defendant | davalı, sanık | restitution | zararı tazmin etme |
| deposition | tanık ifadesi | revocable power of attorney | feshedilebilir vekaletname |
| due process | yargı süreci | sanction | yaptırım |
| embezzlement | görevi kötüye kullanma | search warrant | arama izni, arama emri |
| evidence | kanıt, delil | self defence | nefsi müdafa |
| ex parte application | acele başvuru | sentence | ceza vermek, hüküm vermek |
| extension of inquiry | tahkikatın genişletilmesi | sentence | hüküm, ceza |
| extradite | suçluyu ülkesine iade etmek | sex offender | cinsel suçlu |
| felony | ağır suç | shoplifting | mağaza hırsızlığı |
| forfeiture | hakkı kaybetme | statute | yasa |
| fraud in the inducement | saikte hata | stipulation | şart koyma |
| fraud | kaçakçılık, dolandırıcı | subpoena | celp, çağrı kağıdı |
| grand larceny | büyük hırsızlık | supreme court | anayasa mahkemesi |
| immunity | dokunulmazlık | testimony | tanıklık |
| impaired driver | sarhoş sürücü | verdict | hüküm, karar |
| impeachment | itham, suçlama | waiver | feragat |
| injunction | haksız uygulamayı kaldırma kararı | warrant | tutuklama emri, tevkif |
| inquiry | sorgu, soruşturma |
| intimidation | korkutma, tehdit |
| irrevocable power of attorney | feshedilemez vekaletname |
| judge | hakim |
| juvenile delinquency | çocuk suçları |