He recieved a severe reprimand for his behaviour. (Davranışı yüzünden ağır bir kınama aldı.) | |
Many employers have difficulties in giving a reprimand to their employees. (Birçok işveren çalışanlarını azarlamakla ilgili zorluk yaşar.) |
reprimand-fri
Örnekler
Reprimand kelimesi, birinin özellikle kötü davranışları veya hataları nedeniyle resmi olarak eleştirilmesini veya azarlanmasını ifade eder. Genellikle bir yetkili tarafından, daha önce verilen bir uyarıya rağmen tekrar eden bir hata karşısında kullanılır.
The teacher gave the student a stern reprimand for talking during the exam. Öğretmen, sınav sırasında konuştuğu için öğrenciye sert bir şekilde çıkıştı.
He was given a formal reprimand by his boss for missing the deadline again. Tekrar teslim tarihini kaçırdığı için patronu tarafından resmi olarak kınandı.
A reprimand is a serious disciplinary action, but it is not as severe as dismissal. Kınama ciddi bir disiplin cezasıdır, ancak işten çıkarma kadar ağır değildir.
