WATCH (woc)

  • I have a watch. (Kol saatim var)
  • I like your watch strep.( Saatinin kayışını beğendim.)
  • Call the watchman if there is a trouble. ( Sorun varsa gece bekçisini ara.)
  • He has got a watch dog.(Bekçi köpeği var.)
  • There is always a watch tower in the Military Area.( Her zaman askeri bölgede bir gözetleme kulesi vardır.)
  • There are a few watch- makers. (Bir kaç tane saat yapan veya tamir eden saatçiler vardır.)
  • The factory has got a watchman. ( Fabrikanın gece bekçisi var.)
  • "Equal rights for women" is women's watchword.( Kadınlara eşit haklar " kadınların sloganıdır.)
  • We must be watchful for any sign of government nowadays. (Bugünlerde hükümetini her hareketine karşı uyanık olmalıyız.)
  • People watch a lot of television. ( İnsanlar çok televizyon izliyorlar.)
  • She watched to see what I could do.( Ne yapabileceğimi görmek için bekledi,kolladı,gözledi.)
  • Watch how I do it.( Nasıl yaptığımı izle-takip et.)
  • She watched for her chance to talk to him. ( Onunla konuşma fırsatı kovaladı.)
  • He watched his sick father's bed for a week. ( Bir hafta babasının başucunda bekledi.)
  • I'll watch over your cat when you are away.( Siz yokken kedinizle ilgilenirim- göz kulak olurum.)
  • Watch out! A bus is coming! ( Dikkat! Otobüs geliyor!
  • Watch out for the woman in red! ( Kırmızılı kadına dikkat et!)
  • Watch your step! ( Ayağını denk al!)
  • Keep watch for the postman! ( Postacının yolunu bekle!)
  • When people get bored they watch the clock. ( İnsanlar sıkılınca gözleri duvar saatinde olur.)