run down, under the weather

Tina: You look run down baby. (Canım, halsiz görünüyorsun.)

Serkan: Yeah, I have been a bit under the weather these days. (Evet, bu aralar biraz keyifsizim.)

Tina: Shall I make you a herb tea? It will help. (Sana bitki çayı yapayım mı? İyi gelir.)

Serkan: That would be very good, but I think I gotta take a sick leave and have a good rest. (Çok iyi olur ama galiba işten izin alıp iyice dinlenmek zorundayım.)

Tina: Definately! That's what you should do. (Kesinlikle, yapman gereken bu.)

as fit as a fiddle

Terry: Hey Gina, you look much more better today. (Gina, bugün çok daha iyi görünüyorsun.)

Gina: Yep, my back was killing me, but the exercises worked! I feel as fit as a fiddle now. (Evet, sırtım beni öldürüyordu ama egzersizler işe yaradı. Turp gibiyim.)

Terry: I can see it in your eyes. (Gözlerinden anlaşılıyor.)