Türkçe-İngilizce benzer kelimeler

Bu bölümde Türkçe'deki karşılıklarına çok yakın olan kelimeleri göreceksiniz. Türkçe'ye yabancı dillerden epey bir sözcük geçtiği ve geçmeye devam ettiği için bu liste oldukça uzun. Bu bölümdeki İngilizce kelimeler Türkçe karşılıklarıyla aynı oldukları veya Türkçe karşılıklarına çok benzedikleri için öğrenmeniz daha kolay olacaktır.

analysisanaliz

According to analysis there are 1 million homeless in the city. (Analize göre şehirde 1 milyon işsiz var.)

anatomyanaliz

Human anotomy has not been discovered at all yet. (İnsan anatomisi hala daha tam olarak keşfedilememiştir.)

barometerbarometre

Barometer is an instrument that we use to measure the pressure of the atmosphere. (Barometre atmosferin basıncını ölçmek için kullandığımız bir alettir.)

cabinkabin

There is one cabin at the seaside. (Deniz kenarında sadece bir kabin var.)

cocoakakao

We need some cacao to make a chocolate cake. (Çikolatalı kek yapmak için biraz kakaoya ihtiyacımız var.)

champagneşampanya

When there is a celebration they always drink champagne. (Kutlama olduğunda hep şampanya içerler.)

fluteflüt

Flute is one of the wind instuments. (Flüt nefesli müzik aletlerinden birisidir.)

generalgenel

Will you tell me about the general situation? (Bana genel durumdan bahseder misin?)

geometrygeometri

There are about ten geometry questions in university exams. (Üniversite sınavlarında yaklaşık on tane geometri sorusu var.)

gelatinejelatin

Please put the cake in gelatine. (Lütfen keki jelatinin içine koy.)

leaderlider

They need a new leader for their society. (Dernekleri için yeni bir lidere ihtiyaçları var.)

mechanicalmekanik

The factory stil produces mechanical parts for locomotive. (Fabrika hala daha lokomotif yan parçaları üretiyor.)

pedagogypedagoji(eğitim bilim)

Every teacher should have an education of pedagogy. (Her öğretmenin pedagoji eğitimi alması gerekir.)

photofotoğraf

This photo reminds me your uncle. (Bu fotoğraf bana amcanı hatırlatıyor.)

pilot pilot(Sadece okunuşları farklı, İngilizce'de "paylıt' olarak okunur.)

They are looking for a private pilot. (Onlar özel bir pilot arıyorlar.)

serviceservis / restaurantrestoran

I don't like the service of this restaurant. (Bu restorantın servisini beğenmedim.)

telephonetelefon

Everyone has a mobile telephone. (Herkesin cep telefonu var.)

televisiontelevizyon

Is there anything interesting on television tonight? (Bu akşam televizyonda ilgiç birşey var mı?)

videovideo

You need a video cassette to record this television programme. (Bu televizyon programını kaydetmek için video kasedine ihtiyacın var.)

yoghurtyoğurt

Some people prefer to eat kebap with yoghurt. (Bazı kişiler kebabı yoğurtla yemeyi tercih ederler.)