reversal (geri dönme) competitive (rekabet edebilen) vainly (boşuna)
expenditure (harcama) impetuous (şiddetli) infrequently (seyrek olarak)
provide (sağlamak) degenerate (yozlaşmak) unreservedly ((z.) çekinmeden)
consciously (bilinçli olarak) tissue (doku) substance (madde)
absorb (emmek) breakthrough (buluş) acquire (edinmek)
turn into (dönüşmek) break up (parçalanmak) go over (muayene etmek)
wear out (yıpranmak) pass up (taraf değiştirmek) wipe out (yok etmek)
take over (devralmak) make up for (telafi etmek) put off (vazgeçirmek)
keep out (uzak durmak) infertility (kısırlık) air sacs (hava kesecikleri)
air sacs (hava kesecikleri) modest (mütevazi) incident (hadise)
stroke (felç) dengue ((tıb.) dang) enhancement (artış)
gradually (azar azar) vessel (gemi) outbreak (salgın)
indicate (işaret etmek) former (eski) prominent (önde gelen)
base on (dayandırmak) likelihood (olasılık) fairly (epeyce)
vast (çok büyük) undermine (düşürmek; zayıflatmak.) threaten (korkutmak)
insist (ısrar etmek) substance ((i.) madde) addiction (bağımlılık)
cannabis (kenevir) illiteracy (cehalet) distinction (ayrım)
inconsistent (tutarsız) irrelevant (alakasız) incoherent (tutarsız)
particular (belli) invasive (yayılan) blur (bulanmak)
ambiguous (belirsiz) hastily (alelacele) fracture (çatlak)
recruit (telefon etmek) eligible (uygun) adjust (ayarlamak; uydurmak)
constellation (takımyıldız) demonstrate (göstermek) reservoir (su deposu)
doubt (kuşkulanmak) concern (ilgi) inadvertent (kazara olan)
ingestion (yeme) maternal (anne) gloomy (kasvetli)
decline (azalmak) collapse (çökmek) worthwhile (zahmete değer)
tailor (adapte etmek) mortality (ölüm oranı) oat (yulaf)
endure ((f.) dayanmak) embrace (kabul etmek) barley (arpa)
air-tight (hava geçirmez) promote (yükseltmek) account (hesap)
constantly (devamlı) intend (niyetlenmek) malnourished (: )
carry out (gerçekleştirmek) swallow (yutmak) per head (kişi başına)
boost (artırmak) plague (bela olmak) riddle (sırrını çözmek)
demise (vefat) clog (tıkamak) intervention (müdahale)
turmeric (zerdeçal) supress (bastırmak) range (sıralanmak)
round (devre) backslide (kötü yola düşmek) creep (sessizce ilerlemek)
remarkably (dikkat çekecek derecede) decriminalize (yasal hale getirmek, yasallaştırmak) courageous (cesur)
dedicate (adamak) shot (aşı) spare (esirgemek)
affluent (zengin) dementia (bunama) emerge (meydana çıkmak)
pandemic (yaygın) continually (durmadan) prevalent (yaygın)
promising (gelecek vaadeden) encourage (teşvik etmek) convincingly (ikna edebilir derecede)
aptitude (eğilim) blindfold (körü körüne) perturbed (kaygılı)
tackle (çaresine bakmak) overcome (üstesinden gelmek) exterminate (kökünü kurutmak)
ignite (ateş almak) excite (heyecanlandırmak) deficiency (eksiklik)
precursor (öncü) expose (ortaya çıkarmak)