fault
1. arıza, çatlak, fay, günah, hata, kabahat, kusur, suç, yanlış, yanlışlık
2. ayıplamak, hatası olmak, kınamak, kusur bulmak, kusurlu olmak, suçu olmak
3. (f.) kusur, (i.), ayıplamak, hata, kabahat, kınamak, mükemmellik., yanlış; eksiklik
- takbih etmek; tenkit etmek; suçlamak
- itham etmek; (jeol.) fay husule getirmek. faultfinder (i.) tenkitçi
- çatlak; (f.) kusur bulmak
- ayıp; (spor) faul
- hata; (jeol.) fay
- her şeye kusur bulan kimse. be at fault kabahatli olmak. find fault with kusur bulmak. net fault (spor) net hatası
- mükemmel. faultIessly (z.) kusursuz bir şekilde
- mükemmelen. faultlessness (i.) kusursuzluk
- ifratla. faultless (s.) kusursuz
- ağ hatası. through no fault of kabahati olmadan
- hiçbir suçu yokken. to a fault aşırılıkla
4. hata
- istemeyerek ya da bilmeyerek yaplan yanlış
