handle

1. çıkar yol, imkan, kabza, kol, kulp, olanak, sap, tutacak, vesile, yol

2. başa çıkmak, dokunmak, eğitmek, ele almak, ele gelmek, eline almak, ellemek, geçinmek, idare etmek, işlemek, kıvırmak, kullanmak, meşgul olmak, üstesinden gelmek, yumuşacık olmak

3. kol, lövye, manivela

4. bahane, kabza, köpürmek, kulp, tepesi atmak., tutamaç, vasıta; (k

  • muamele etmek; satmak; ele gelmek
  • ele uygun olmak. (i.) sap
  • elle kullanmak; elle idare etmek; idare etmek
  • (f.) el sürmek
  • dokunmak; ele almak; kullanmak
  • dili.) bir kimseye verilen acayip isim. fly off the handle (k.dili) kızmak
  • tutamak; tokmak; alet

5. ele almak, ilgilenmek, ilgilenmek, uğraşmak

  • bir konuyu incelemek, araştırmak

6. ele almak

  • sözlü olarak veya başka bir sanatsal ifade kullanarak ilgilenmek