judge

1. ekspert, hakem, hakim, uzman, yargıç

2. değerlendirmek, karara varmak, yargılamak

3. yargılamak

  • (çoğ.) Eski Ahitte Hakimler kitabı. judge advocate askeri mahkeme. savcısı. a good judge of horses at uzmanı. judgeship (i.) hakimlik
  • hakim; hakem; aralarında uyuşmazlık olan iki kişinin arasını bulan kimse; bilirkişi; Yahudi tarihinde krallardan önce hüküm süren hakimlerden biri; b.h.
  • bir mesele hakkında fikir edinip karar vermek; doğrusunu araştırmak; tenkit etmek; bir davayı çözmek.
  • yargıçlık. (f.) hükmetmek; hüküm vermek; muhakeme etmek