laugh

1. gülme, gülüş, kahkaha, komik, saçma

2. gülmek

  • gülerek neden olmak

3. gü1üş

  • hande; kahkaha. laugh at (birine) gülmek. laugh away gülüşle meseleyi kapatmak
  • eğlenmek; gülerek ifade etmek; (i.) gülme
  • (f.) (i.) gülmek; sevinmek
  • bıyık altından gülmek. have the last laugh işin sonunda kazanmış olmak.
  • gülerek geçiştirmek. laugh down gülerek susturmak. laugh line göz kenarındaki buruşukluk. laugh off gülerek geçiştirmek. laugh on the other side of the mouth güldükten sonra pişman olmak. laugh track gülme sesleri dolu teyp bandı veya plak. laugh up one'(s.) sleeve içinden gülmek