sort

1. çeşit, tür

2. ayıklamak, ayırmak;bölüştürmek, çözümlemek, halletmek, sınıflandırmak, tasnif etmek

3. (i.) çeşit, ayıklamak, dargın, keyifsiz; gücenik, nevi; usul, tarz; soy, tür, yol

  • tabiat. sort of (k. dili) oldukça. after a sort bir dereceye kadar. in some sort bir derecede. of sorts sıradan. out of sorts (k. dili) rahatsız
  • küskün. (f.) ayırmak
  • sınıflandırmak; birlik olmak. sortable (s.) sınıflandırılabilir.