support

1. bakmak, cesaret vermek, dayamak, destek olmak, desteklemek, doğrulamak, geçindirmek, güç vermek, iane vermek, ısrar etmek, kanıtlamak, kapatmak (borç), kuvvetlendirmek, ödemek, özendirmek, para koymak, para sağlamak, para sürmek, sübvansiyon sağlamak, sürdürmek, takviye etmek, taraftarı olmak, tutmak, üstlenmek, yardım etmek

  • para yardımı yapmak
  • mali destek sağlamak
  • yardımcı rolde oynamak

2. karşılamak, sağlamak, şart koşmak, tedarik etmek, temin etmek

3. altlık, arka, arka çıkma, dayanak, destek, doğrulama, payanda, takviye, yardım, yardımcı oyuncu, yardımcı oyuncular

4. (f.), dayanak, dayanmak, düşürmemek; sabretmek, götürmek, kaldırmak, mesnet, tutma, tutmak, yatak; geçim.

  • geçindirmek; masrafını vermek; devam ettirmek; ispat etmek
  • teyit etmek; savunmak
  • müdafaa etmek; yardım etmek
  • (i.) desteklemek; tahammül etmek
  • çekmek; kuvvet vermek
  • cesaret telkin etmek; beslemek
  • düşmesine engel olma; destek olan kimse veya şey; destek
  • katlanmak; (tiyatro) yardımcı rolde oynamak; (i.) destekleme
  • iltizam etmek; tutmak

5. doğrulama

  • belgesel onaylama

6. yardım

  • askeri gücü kuvvetlendirmek için yapılan (genellikle insan ve materyal kaynağını içeren) askeri operasyon veya görev performansına yardım

7. destek

  • ağırlığa ve ya kuvvete katlanma eylemi

8. destek

  • bir amaca, tutuma veya ilgi alanına yardım etme