tramp

1. azametle yürümek, çiğnemek, gizlice sokulmak, indirmek (Argo), kol gezmek, serserice dolaşmak, sessizce yaklaşmak, sinsice izlemek, sürtmek, yaya gitmek

  • ağır adımlarla yürümek
  • yığmak; kümeye eklemek; yumruklamak
  • sarmak (hayaletler vb.)

2. berduş, serseri

  • ağır ayak sesi

3. (f.), serserilik etmekte.

  • taban tepmek; çiğnemek
  • (i.) serserice dolaşmak; ağır adımlarla yürümek; yaya olarak yolculuk etmek
  • ayak altında çiğnemek; (i.) derbeder ve serseri kimse; avare gezme; ağır adım ve sesi; uzun yaya gezintisi; (den.) tarifesiz işleyen yük vapuru. tramp on (upon
  • under foot) üstüne basıp geçmek; kötü veya insafsızca muamele etmek. on the tramp yerden yere dolaşmakta