upset

1. alabora olma, beklenmedik yenilgi, bozgun, bozukluk, bozulma, devirme, devrilme, karışıklık

2. alabora etmek, altüst etmek, altüst olmak, bozmak, bozulmak, devirmek, devrilmek, keyfini kaçırmak

3. altüst olmuş, bozuk, bozulmuş, bulanmış, devrilmiş, sinirli, üzgün

4. (f.) (-set, dövmek

  • şişirmek; devrilmek; altüst olmak; hükümsuz kılmak. upsetting machine dövme makinası. (s.)
  • beklenmedik anda yenmek; sinirlendirmek; midesini bozmak; (mak.) demir parçasını kızdırıp çekiçle ucuna vurarak kısaltmak ve kalınlaştırmak
  • -ting) devirmek; altüst etmek; keyfini bozmak; bozguna uğratmak
  • (i.) devrilmiş; düzeni bozulmuş
  • bozgun; bozulma . upset price müzayedede satıcının koyduğu asgari fiyat.
  • sinirli; dikine çevrilmiş; (i.) devrilme; altüst olma; (k. dili) surprizli yenilgi
  • altüst olmuş; üzüntülü

5. endişelendirmek, sinirlendirmek, üzmek