AT, IN and ON (Zaman)

  • Saatleri ve zamanı söylerken at kullanıyoruz.

  • Günleri söylerken ya da günün bölümlerini günün ismiyle birlikte söylerken ve tarihleri söylerken "on" kullanırız. Özel bir günden bahsederken de "on" kullanırız.

  • Yesterday, tomorrow, today gibi ifadelerle edat kullanmayız.

  • In the morning (sabah), in the afternoon (öğleden sonra), in the evening (akşam) deriz ama gece demek için at night kullanırız.

  • What time will we meet in the evening? (Akşam kaçta buluşuyoruz?)

  • He likes studying at nights. (Geceleri çalışmayı seviyor.)

  • You sould be here at 8 in the morning tomorrow. /You should be here tomorrow morning at 8. (Yarın sabah 8'de burda olman gerekiyor.)

    • Haftaları, mevsimleri, ayları, yılları ve yüzyılları söylerken "in" kullanıyoruz.

    • At the weekend, at Christmas, at Easter bu ifadeler "at'le kullanılır.

    • Bir şeyi bitirmenin ne kadar zaman alacağını söylerken "in" kullanıyoruz.

      I'm leaving in five minutes. (5 dakika içinde çıkıyorum.)

      The project finished in two weeks. (Proje iki haftada bitti.)

      It took two weeks to finish the project. (Projeyi bitirmek iki hafta aldı.)

    • "Until (till) 'i eylem ya da durum bittiğinde kullanırız.

      She played piano until 11 p.m. (11'e kadar piyano çaldı.)

      I'll be done until afternoon. (Öğlene kadar işim bitmiş olur.)

    • Bir eylem ya da durum başlangıcını ve bitişini söylemek için from ... to, until/till kullanırız.

    • Bir şey için belirtilen anda ya da o ana kadar yapılacağını ya da olacığını söylerken by kullanırız.

      You can keep it until Sunday. (Pazara kadar sende kalabilir.)

      You really must bring it back by 12:00 at Sunday. (Pazar 12'ye kadar mutlaka geri getirmelisin.)

    • For ve during Türkçe'de "boyunca" ifadesi verir ama anlattıkları süreç farklıdır. For + periyod eylemin ya da durumun ne kadar uzun sürdüğünü anlatır, during ne zaman yapıldığını anlatır.

    • During bir edattır ama while bir bağlaçtır, kendisinden sonra cümle gelir.

      I slept during the film. (Film boyunca uyudum)

      I was sleeping while he was out with his girlfriend. (O dışarda kız arkadaşıyla gezerken ben uyuyordum.)

    • "For"la kullanılan bazı deyimleşmiş yapılar:

    • "In" bir yerde, bir şeyin içinde (genellikle 3 boyutlu alanlarda) oda, kutu, şehir, ülke...

    • "On" bir yüzeyin üzerinde; masa (table), duvar (wall)...

    • People are in clothes (insanlar elbiselerin içende), clothes and jewelery are on people. (elbiseler ve takılar insanların üzerindedir.)

    • In a book (kitapta), in a newspaper (gazetede), in a story (hikayede), in a street (sokakta) deriz ama sayfadan bahsederken on a page (sayfada) deriz.

    • Arabada derken "in a car" diyoruz ama otobüs, tren, uçak, gemi için "on" kullanıyoruz.

    • "at" genellikle belirli bir noktadan bahsederken kullanırız.

    • "at"le kullanılan bazı standart ifadeler:

    I couldn't hand over my homework in time, so the teacher didn't accept it. (Ödevimi zamanında veremedim, o yüzden öğretmen kabul etmedi.)

    I thought she would be late but she came on time. (Geç kalacağını sanmıştım ama tam zamanında geldi.)

    FROM ... TO ..., UNTIL and BY

    FOR, DURING and WHILE

    He get dizzy for a moment. (Bir anlığına başı döndü.)

    IN and ON (Yer)

    AT

    at the door, at the end of road, at the top of page, at the entrance....