Türkçede -yordu ekiyle ifade ettiğimiz geçmiş zaman için İngilizcedepast continuous tense adı verilen zamanı kullanırız.

  • was - were ile birlikte fiillerin -ing eki almasıyla oluşturulan zamandır. You,We,They özneleri içinwere; I, She,He,It özneleri için isewas kullanılır.

They were waiting. (Bekliyorlardı.)

She was crying. (Ağlıyordu.)

  • Olumsuz yaparkenwas ve were den sonranot(wasn't-weren't) kullanılır.

I wasn't expecting this. (Bunu beklemiyordum.)

They weren't helping. (Yardım etmiyorlardı.)

  • Sorulardawas ve were cümlenin başına getirilir.

Were you reading a book? (Kitap okuyor muydun?)

Wasn't the baby sleeping? (Bebek uyumuyor muydu?)

Nerelerde kullanıyoruz?

  • Geçmişte devam eden bir olayı belirtmek için.

    I was studying at 9 a.m. yesterday. (Dün sabah saat 9' da çalışıyordum.)

    They were rehearsing between 10:00 to 12:00 . (10:00 ile 12:00 arası prova yapıyorlardı.)

  • -ken anlamını verenas,when, while bağlaçlarıyla geçmişte aynı anda gerçekleşen olaylarda bahsederken.

    While I was cooking, my brother was preparing the table. (Ben yemek pişiriyorken kardeşim sofrayı hazırlıyordu.)

  • Geçmiş zaman kullanarak bir hikaye anlatırken olayların arka planını anlatmak veya olayların geçtiği anı netleştirmek için.

    We were waiting in the hospital. It was raining heavily. (Hastanede bekliyorduk. Şiddetli yağmur yağıyordu.)

  • Başka bir olay tarafından kesilmiş bir olayı ya da aksiyonu tanımlarken.

    I was studying when my sister came in. (Kız kardeşim geldiğinde ders çalışıyordum.)

  • wonder ile çok nazikçe birşey rica etmek için.

    I was wondering if you could help me for a while. (Br süreliğine bana yardım edip edemeyeceğinizi merak ediyordum.)

  • Bu zamanla birlikte kullanılan zaman zarfları şunlardır:

    • While - As - When

      While we were doing the shopping, they were cleaning the house. (Biz alışveriş yaparken onlar evi temizliyorlardı.)

    • At this time yesterday/last week/last year: Dün / geçen hafta /geçen yıl bu zaman

      At this time last year we were swimming together. (Geçen yıl bu zamanlar beraber yüzüyorduk.)