| The back door: arka kapı | Come back soon: hemen geri dön |
| A daily newspaper: günlük gazete | Call me daily: Günde bir kere beni ara! |
| An early breakfast: erken kahvaltı | Come here early: Burada erken gel. |
| It is far from here: Buradan uzakta. | The cat didn't go far: Kedi uzağa gitmedi. |
| A fast train: hızlı tren | The train went fast: Tren hızlı gitti. |
| The work is hard: iş zor | They work hard: Sıkı çalışırlar. |
| A high building: yüksek bina | Kick the ball high!: Topu yükseğe vur |
| Hourly news: saat başı haberler | It leaves hourly: Saatte bir kalkar. |
| Our last guest: sonuncu misafirimiz | She came in last: Sonuncu geldi. |
| You are late: Geç kaldın. | You'll arrive late: Geç varırsın. |
| A little cat: küçük kedi | Wait a little longer!: Az daha bekle |
| Monthly payments: aylık ödemeler | They pay monthly: Aylık ödeme yaparlar. |
| The right answer: doğru cevap | Turn right here: Buradan sağa dön. |
| A straight line: doğrudan hat | Go straight home! : Doğrudan eve git! |
| A weekly magazine: haftalık dergi | He pays weekly: Haftalık ödeme yapar. |
| The wrong way: yanlış yol | He led us wrong: Bizi yanlış yönlendirdi. |