Can:
“rica, ikram, izin, olasılık, kapasite” gibi anlamlar içerir.
Aşağıdaki Türkçe cümlelerin İngilizce karşılıklarını yazınız.
| 1. Bana yardım ederler mi? | ?Can they help me |
| 2. Herkes futbol oynayamaz. | _____Everybody can’t play football |
| 3. Aralıksız bir saat yüzebilirim. | _____I can swim nonstop for an hour |
| 4. Yarın seni ziyaret edebilirim. | _____I can visit you tomorrow |
| 5. Tiyatroya gidebilirsin? | ?Can you go to the theater |
Could:
“rica, ikram, izin, az olasılık, kapasite” gibi anlamlar içerir.
Aşağıdaki cümlelerin İngilizce karşılıklarını yazınız.
| 1. Menüye bakabilir miyim? | ?Could I look at the menu |
| 2. Yalan söylüyor olabilir. | _____He could be telling a lie |
| 3. Kızgın olabilirler. | _____They could be angry |
| 4. Bana bir havlu verebilir misin? | ?Could you give me a towel |
| 5. Daha sakin davranabilirdin. | _____You could have behaved more patiently |
Be able to:
“Bir defalık bir işin üstesinden gelebilme” anlamını verir.
| 1. Sana ikinci bir şans verebilirim. | _____I am able to give you a second chance. |
| 2. Çabuk olmalıyız. Koşabilir misin? | ?We must be quick. Are you able to run |
| 3. Selin bebeğe bakabilir mi? | ?Is Selin able to look after the baby |
| 4. Bunu yapabilir misin? | ?Are you able to do this |
| 5. Ahmet evi boyayamaz. | _____Ahmet isn’t able to paint the house |
