Aşağıdaki Türkçe cümlelerin İngilizce karşılıklarını yazın. Noktalama işareti kullanmayın.
| Türkçe | İngilizce |
| 1. Kuzenini takdir etmen gerekir. (appreciate) | _____You should appreciate your cousin |
| 2. Sonuçları bugün açıklamak zorundalar. (announce) | ?They have to announce the results |
| 3. Babaannenin ilacını alman lazım. (buy) | ?You ought to buy |
| 4. Serpil’in iyi bir sebebi olsa iyi olur. | ?Serpil had better have |
| 5. Hepimizin bu projeye katkıda bulunması gerekiyor. (contribute to) | All of us ?should contribute to this project |
| 6. Tereddüt etmene gerek yok, onlar çok güvenilir. (hesitate) | ?You needn’t hesitate |
| 7. Kendin hesaplamana gerek yok, hesap makinesi kullan. (calculate) | ?You needn’t calculate yourself |
| 8. Arkadaşının cesaretini kırmamalısın. (discourage) | _____You mustn’t discourage your friend |
| 9. Bora’nın ailesine karşı çıkmaması gerekir. (object to) | Bora ?shouldn’t object to his family |
| 10. Her şeyi kız arkadaşına açıklaman lazım. (explain) | ?You ought to explain everything |
| 11. Bir sürü kelime ezbelermemize gerek yok. (memorize) | ?We needn’t memorize |
| 12. Müşterileri ikna etsek iyi olur. (convince - customers) | _____We had better convince the customers |
| 13. Bence ısrar etmeliyiz. (insist) | I think ?we must insist |
| 14. Kendine bakman gerekiyor. (take care of yourself) | _____You should take care of yourself |
| 15. Müdür bu kağıtları imzalamak zorunda. | The manager ?has to sign |
| 16. Hakan her şeyi itiraf etmek zorunda değil. (confess) | _____Hakan doesn't have to confess everything |
| 17. Kardeşlerini düşünmen lazım. | ?You ought to think |
| 18. Bazı noktaları açıklığa kavuşturmamız gerekiyor. (clarify) | ?We should clarify |
| 19. Mehmet bu formu doldurmalı. (fiil in) | _____Mehmet must fill in this form |
| 20. Yarın erken mi kalkman gerekiyor? (wake up) | ?Should you wake up |
| 21. Melike şirketi gecikmeyle ilgili bilgilendirmeli mi? (inform) | ?Must Melike inform the company |
| 22. Yeşim senden hoşlanıyor, onu görmezden gelmemelisin. (ignore) | Yeşim likes you, ?you shouldn’t ignore her |
| 23. Kapağı açmamanız gerekiyor. | ?You shouldn’t open |
| 24. Lütfü’nün seninle bir şey konuşması gerekiyor. | ?Lütfü should talk |
| 25. Dilek borcunu bugün ödemek zorunda değil. | ?Dilek doesn’t have to pay |
| 26. Gizem şimdi karar vermek zorunda. (decide) | _____Gizem has to decide now |
| 27. Hemen bitirmek zorunda değiliz. | ?We don’t have to finish |
| 28. Polis: “Buraya park edemezsiniz.” | Police: "?You mustn’t park here |
| 29. Yarın erken kalmak zorunda mıyız? (get up) | ?Do we have to get up |
| 30. Evinizde bir ilk yardım çantası olsa iyi olur. | ?There had better be |
