AGREEING & DISAGGREING:

İngilizce' de söylenen bir fikre katılıp katılmadığımızı söylerken kullandığımız temel kelime hemfikir olmak anlamına gelenagree fiilidir. Bunun haricinde cümlemize "bence" ile başlayarak veya doğrudan cümlemizi söyleyerek de hemfikir olup olmadığımızı ifade edebiliriz.

I think you are right. (Bence haklısın.)

You are right. (Haklısın.)

  • Eğer söylenen fikre katılıyorsak:

I agree. (Hemfikirim.)

Hemfikir olduğumuz kişiyiwith edatı yardımıyla belirtiriz.

I agree with Murat. (Murat'la hemfikirim. / Murat'a katılıyorum.)

  • Eğer söylenen fikre tamamen katılıyorsak:

I of course/completely/totally/really agree, I agree entirely ifadelerinden birini kullanırız.

I completely agree with Deniz. (Deniz'e tamamen katılıyorum.)

  • Eğer söylenen fikre kısmen katılıyorsak:

I agree partly / up to a point, I agree with you in principle ifadelerinden birini tercih ederiz.

You say we should prefer public transport. I agree up to a point, but sometimes you have to wait nearly an hour for a bus. (Toplu taşımacılığı tercih etmemiz gerektiğini söylüyorsun. Sana kısmen katılıyorum ama bazen bir otobüs için 1 saat beklemek zorunda kalıyorsun.)

I agree with you in principle, but this is not that easy. (Prensipte seninle hemfikirim ama bu o kadar kolay değil.)

  • Eğer söylenen fikre katılmıyorsak:

I disagree/ I don't (really) agree/ I can't agree with you ifadelerinden birini tercih ederiz.

I disagree with you on this matter. (Bu sorunda seninle hemfikir değilim.)

  • Eğer söylenen fikre tamamen katılmıyorsak:

I of course/completely/totally/really disagree, I don't agree at all ifadelerinden birini tercih ederiz.

I don't agree with your idea at all. (Fikrine tamamen katılmıyorum.)

  • Eğer söylenen fikre kısmen katılmıyorsak:

I disagree partly / up to a point ifadelerinden birini tercih ederiz.

I disagree up to a point, but not the things about my brother are all correct. (Söylediklerine kısmen katılmıyorum ama kardeşimle ilgili olanlar doğru.)