Boşluk Doldurucular

Konuşma dilinde sıklıkla "ee, şey, yani, işte..." gibi anlatımı zenginleştirmeyen sözcükler ve sesler kullanırız. Tabi bunların sıklığı arttıkça konuşma dinlenmesi daha zor hale gelir ama çok sık olmamakla birlikte ve yerinde kullanıldığında bu ifadeler konuşmayı daha akıcı hale getirir ve düşüncelerimizi toplamamıza yardımcı olur. Aynı zamanda bu ifadelerle konuştuğumuz konuya dikkat çekeriz.

İngilizce'de boşluk doldurucular (gap fillers) konuşurken sıklıkla kullanılır.

It's just not right. I mean, it's unfair isn't it? (Bu doğru değil, yani haksızlık. Değil mi?)

Let me see ... where did I put that letter? (Hmm, bakalım.. mektubu nereye koymuştum?)

Listen, I want you to come with me. (Dinle! Benimle gelmeni istiyorum.)

I just want to say that you're acting recklessly. Do you see what I mean? (Sadece düşünmeden hareket ettiğini söylüyorum. Ne demek istediğimi anlıyor musun?)

Watch it, there's a car. (Dikkat et, araba var.)

Let's get this into perspective. Competition at work may be a source of stress but it is also motivating. (Şunu açılığa kavuşturalım. İşte rekabet stres kaynağı olabililir ama aynı zamanda motive edicidir.)

I'm not trying to hurt him but we must talk on this issues for a healthy relationship. You see. (Onu incitmek istemiyorum ama ilişkimizin sağlığı iin bu konuları konuşmamız gerekiyor. Anlıyorsun ya...)

Diğerleri

Is that clear enough?

Look here!

All right!