Collocations - Birlikte Kullanılan Kelimeler

İngilizce'de bazı sözcüklerin uyumlu olduğu belirli kelimer vardır. Türkçe'de de olduğu gibi bazı kelimelerin hep birlikte kullanıldığı kelimenin yerine aynı anlama gelen başka kelime kullanıldığında kulağa hoş gelmezler. Örneğin; "ucuz kurtulmak" yerine "hesplı kurtulmak" diyemeyiz. Çok okumak bu konudaki bilgimizi geliştirebilecek en iyi yoldur. Okuyarak kelimeleri bağlam içinde hangi kelimeyle uyumlu olduğunu görerek öğreniriz. Bundan başka, İngilizce'de bu konuda yanılmamak için kelimenin diğer hangi kelimelerle kullanıldığını gösteren sözlüklerden yararlanabiliriz.

TrueWrong
The fast rainThe quick rain
Fast foodQuick food
A quick showerA fast shower
Quick mealA fast meal

To commit suicide (İntihar etmek)

burst into tears (gözyaşlarına boğulmak)

We entered a richly decorated room. (Lüks bir şekilde döşenmiş bir odaya girdik.)

Are you fully aware of what you are doing? (Ne yaptığının tam olarak farkında mısın?)

You need to take regular exercise to keep your body fit. (Bedenini zinde tutmak için düzenli egzersiz yapman gerekli.)

He ate three bars of chocolate today, don't let any more. (Bugün 3 tane çikolata yedi, daha fazlasına izin verme.)

My teacher wanted me to give presentation about the project. (Öğretmenim projeyle ilgili bir sunum yapmamı istedi.)

Snow was falling as our plane took off. (Uçağımız havalanırken kar yağıyordu.)

I vaguely remember that it was growing dark when we left. (Ayrıldığımızda havanın karadığını belli belirsiz hatırlıyorum.)

Have
Have a bathBanyo yapmak
Have a drink (cola, water)Bir şey içmek
Have a good timeİyi vakit geçirmek
Have a haircutSaçını kestirmek
Have a holidayTatile çıkmak
Have a problemBir sorunu olmak
Have a relationshipBir ilişkisi olmak
Have a restDinlenmek
Have lunchÖğle yemeği yemek
Have sympathyHalini anlamak
Do
Do businessİş yapmak
Do nothingHiçbir şey yapmamak
Do someone a favourBirine iyilik yapmak
Do the cookingYemek yapmak
Do the houseworkEv işleri yapmak
Do the shoppingAlışveriş yapmak
Do the washing upBulaşık yıkamak
Do your bestElinden geleni yapmak
Do your hairSaçlarını apmak
Do your homeworkÖdev yapmak
Take
Take a breakAra vermek
Take a chanceDenemek / şansını kullanmak
Take a lookGöz atmak
Take a restDinlenmek
Take a seatOturmak
Take a taxiTaksi tutmak
Take an examSınava girmek
Take notesNot tutmak
Take someone's placeBirinin yerini almak
Break
Break a habitAlışkanlığı bırakmak
Break a legBacağı kırmak
Break a promiseSözü tutmamak
Break a recordRekor kırmak
Break a windowCam kırmak
Break someone's heartBirinin kalbini kırmak
Break the iceBuz kırmak
Break the lawKanun çiğnemek
Break the news to someoneBirine kötü haber vermek
Break the rulesKuralları çiğnemek
Pay
Pay a finePara cezası ödemek
Pay attentionDikkat etmek
Pay by credit cardKredi kartı ile ödemek
Pay cashNakit ödemek
Pay interestİlgi göstermek
Pay someone a complimentİltifat etmek
Pay someone a visitZiyaret etmek
Pay the billHesabı ödemek
Pay the priceÜcreti ödemek
Pay your respectsSaygı göstermek
Save
Save electricityElektrik tasarrufu
Save energyEnerji tasarrufu
Save moneyPara biriktimek
Save someone a seatYer tutmak
Save someone's lifeHayat kurtarmak
Save something to a diskDiske bir şey kaydetmek
Save timeZaman kazanmak
Come
Come closeYaklaşmak
Come complete withBitirmeye az kalmak
Come directDüz gelmek
Come earlyErken gelmek
Come firstİlk gelmek
Come into viewGörüş alanına girmek
Come lastSon gelmek
Come lateGeç gelmek
Come on timeZamanında gelmek
Come preparedHazırlıklı gelmek
Come right backGeri geri gelmek
Come secondİkinci gelmek
Come to a compromiseUzlaşmaya varmak
Come to a decisionKarara varmak
Come to an agreementAnlaşmaya varmak
Come to an endSona gelmek
Come to a standstillDuraklamak
Come to terms withKabul etmek
Come under attackSaldırıya uğramak
Go
Go abroadYurtdışına gitmek
Go astrayYoldan çıkmak
Go wrongYanlış yapmak
Go badKötü gitmek
Go baldKel olmak
Go bankruptİflas etmek
Go blindKör olmak
Go crazyDelirmek
Go darkKararmak
Go deafSağır olmak
Go fishingBalığa gitmek
Go madDelirmek
Go missingKaybolmak
Go on footYürüyerek gitmek
Go onlineÇevrimiçi olmak
Go out of businessİflas etmek
Go overseasDenizaşırı gitmek
Go quietSessizleşmek
Go sailingGemi yolculuğuna gitmek
Go to warSavaşa girmek
Go yellowSararmak
Make
Make a differenceFark yaratmak
Make a messKarmaşa yaratmak
Make a mistakeHata yapmak
Make a noiseGürültü yapmak
Make an effortÇaba göstermek
Make furnitureEv eşyası yapmak
Make moneyPara kazanmak
Make progressİlerlemek
Make roomYer açmak
Make troubleSorun çıkarmak
Catch
Catch a ballTopu yakalamak
Catch a busOtobüsü yakalamak
Catch a chillSoğuk almak
Catch a coldNezle olmak
Catch a thiefHırsız yakalamak
Catch fireAlev almak
Catch sight ofGözüne ilişmek
Catch someone's attentionBirinin ilgisini çekmek
Catch someone's eyeDikkatini çekmek
Catch the fluGribe yakalanmak
Get
Get a jobİşi almak
Get a shockŞok olmak
Get angryKızmak
Get divorcedBoşanmak
Get drunkSarhoş olmak
Get frightenedKorkmak
Get homeEve varmak
Get lostKaybolmak
Get marriedEvlenmek
Get nowhereBaşarısız olmak
Get permissionİzin almak
Get pregnantHamile kalmak
Get readyHazırlanmak
Get startedBaşlamak
Get the impressionEtki uyandırmak
Get the messageMesajı almak
Get the sackKovulmak
Get upsetÜzülmek
Get wetIslanmak
Get worriedEndişelenmek