have a relationship (ilişkisi olmak)

have a problem (sorunu olmak)

have a problem with something /someone (bir şeyle / birisiyle sorun yaşamak)

have fun (eğlenmek)

have a rest (dinlenmek)

have a hair cut (saçını kestirmek)

have breakfast / lunch / dinner (kahvaltı yapmak / öğle, akşam yemeği yemek)

have a drink (bir şey içmek)

have coffee / tea / water (kahve / çay / su içmek)

Örnekler - Examples

  • Aysun isn't single. She has a relationship. (Aysun yalnız değil. İlikşisi var.)

  • My brother has a problem with some of his colleagues. (Kardeşimin bazı iş arkadaşlarıyla sorunu var.)

  • Have fun at the party! (Partide iyi eğlenceler!)

  • I think you should have a rest, you look run down. (Bence briaz dinlenmelisin, halsiz görünüyorsun.)

  • Have you had a haircut? It fits you very well. (Saçını mı kestirdin? Çok yakışmış.)

  • Shall we have the dinner out today? (Bugün dışarda yiyelim mi?)

  • - Would you like to have a drink? (Bir şey içmek ister misiniz?)

    - I'd like to have some coffee. (Kahve almak istiyorum.)