| Expect nothing. Live frugally | Hiçbir bir beklentin olmasın. Basit yaşa |
| On surprise. | Süprizlere açık. |
| become a stranger | yabancı ol |
| To need of pity | Acınma gereksinimine |
| Or, if compassion be freely | Ya da şefkat bedelsiz |
| Given out | verildiyse |
| Take only enough | İhtiyacın olanını al yalnız |
| Stop short of urge to plead | Israr azlığını yalvarmalara çevir |
| Then purge away the need. | Sonrasında da arın bu gereksinimlerden. |
| Wish for nothing larger | İsteme daha büyüğünü |
| Than your own small heart | Kendi küçük yüreğinden çok |
| Or greater than a star; | Ya da bir yıldızdan daha muazzamını |
| Tame wild disappointment | Uslandır azgın düşkırıklığını |
| With caress unmoved and cold | Kesin ve sakin bir şevecenlikle |
| Make of it a parka | Bir kaban yap ondan |
| For your soul. | Ruhun için. |
| Discover the reason why | Sebebini keşfet |
| So tiny human midget | Cüce insanların bu kadar ufak |
| Exists at all | oluşunun |
| So scared unwise | Bilinçsizce ürkmüş |
| But expect nothing. Live frugally | Ama hiçbir bir beklentin olmasın. Basit yaşa |
| On surprise. | Süprizlere açık. |