- İngilizce’de Türkçe’deki geçmiş zamanı karşılayan iki temel zaman var. “Açıkladım. Planları hazırlamış.” gibi cümlelerde eğer zaman sözcüğü yoksa yakın bir zamanda olduğunu veya etkisinin/sonucunun daha geçerli olduğunu anlayabiliriz. Bu yüzden bu cümleleri İngilizce ifade ederken iki yüzlü geçmiş zamanhave/has explained kullanıyoruz.
- yet (henüz, daha),just(az önce, şimdi),already(çoktan, zaten),so far(şimdiye kadar),lately/recently(son zamanlarda)... gibi zaman zarflarıyla da iki yüzlü geçmiş zaman kullanılır.
- “Dün, iki gün önce, geçen sabah...” gibi olayın tamamen geçmişte kaldığını anladığımız ifadeler varsaI explained.Did you prepare the plans? şeklinde ifade ederiz.
Aşağıdaki boşlukları Türkçe anlamlarına göre uygun şekilde doldurun. Cevaplarda yardımcı fiilleri kısaltılmış şekilde kullanın.
| Türkçe | İngilizce |
| 1. Bu fikri ne zaman geliştirdiniz? (develop) | ?When did you develop |
| 2. Meral kendini müzik konusunda geliştirmiş. (improve) | ?Meral has improved herself |
| 3. Daha cevap vermediler mi? (answer) | ?Haven’t they answered yet |
| 4. Yemeği Ayşe pişirdi. (cook) | ?Ayşe has cooked |
| 5. Şimdiye kadar önemli bir şey olmadı. | Nothing important ?has happened |
| 6. Dün sabah konuştum annemle. (talk to) | ?I talked to my mother |
| 7. Melike hangi şirkete başvurmuş? | For which company ?has Melike applied |
| 8. Daha özür dilemediler mi? (apologize) | ?Haven’t they apologized yet |
| 9. Gazetecileri hala serbest bırakmadılar mı? (release) | ?Haven’t they released the journalists yet |
| 10. Buse haklı. Dün akşam bana her şeyi anlattı. | Buse is right. ?She told me everything |
| 11. Yeni müşterileri geçen hafta ben ziyaret ettim. | ?I visited the news customers |
| 12. Duygu’nun konuşması çok etkileyiciydi. Dün toplantıda çok iyi noktaları vurguladı. (emphasize - point) | Duygu’s speech was so impressive. at the meeting yesterday. ?She emphasized very good points |
| 13. Hangi çiçeği seçtiniz? (choose) | ?Which flower have you chosen |
| 14. Einstein ileri görüşlü birisiydi ve çok önemli şeyleri keşfetti. (discover) | Einstien was a foreseeing man and ?he discovered very important things |
| 15. Güliz işinden memnun değildi. Başka bir iş aramaya geçen yıl karar vermişti. (decide) | Güliz wasn’t satisfied with her job. ?She decided |
| 16. Birol geçen toplantıda çok ısrar etmedi. (insist) | a lot at the last meeting. ?Birol didn’t insist |
| 17. Bana bu konudan bahsetmemiştin. (mention) | ?You haven’t mentioned |
| 18. Neden dün akşam Murat’a borç vermedin? (lend money) | ?Why didn’t you lend money |
| 19. Müge geçen hafta tiyatroya gitmek istedi. | ?Müge wanted to go |
| 20. Hiç böyle düşünmemiştim. (think) | ?I’ve never thought |
