- Before we went out, we had been working for three hours. Dışarı çıkmadan önce 3 saattir çalışıyorduk. (cümlede iki olay olduğunu görebiliyoruz: dışarı çıkmak ve çalışmak. Bu durumda daha önce yapılan olay içinhad been fiil-ing kullanıyoruz.)
When he resigned he had been working for the same company for more than 10 years. (İstifa ettiğinde 10 yıldan fazla zamandır o şirkette çalışıyordu.)
- Böyle olay zinciri olmayan durumlarda isewas/were fiil-ing yapısını kullanıyoruz.
I was going to Bursa at this time yesterday. (Dün bu saatte Bursa’ya gidiyordum.)
My students were working very carefully. (Öğrencilerim çok dikkatli çalışıyorlardı.)
Aşağıdaki cümlelerde boşlukları Türkçe cümleye göre uygun şekilde doldurun. Sadece yardımcıların olumsuzunda kısaltma kullanın!hadn't / wasn't / weren't
| Türkçe | İngilizce |
| 1. Sen gelmeden önce uyuyordum. | I ?had been sleeping |
| 2. Üç gündür haber bekliyorlardı, neyseki kızları iyiymiş. | ?They had been waiting |
| 3. Seni bekliyorduk. | _____We were waiting for you |
| 4. Ben ofise gittiğimde Meliha’yla Burak saatlerdir tartışıyorlardı. (discuss) | When I went to the office, Meliha and Burak ?had been discussing for hours |
| 5. Seni aramayı planlıyordum. (plan) | ?I was planning |
| 6. Günlerce prova yaptıktan sonra konserdeki performansları çok iyiydi. (rehearse) | After ?they had been rehearsing for days |
| 7. Fazıl Say, piyano çalmaya başladığında bir yıldır ritim dersleri alıyordu. (start - take) | When Fazıl Say ?started;had been taking |
| 8. Derya geçen sene İngilitere’ye gittiğinde, altı aydır İngilizce öğreniyordu. (learn) | When Derya went to England last year, she ?had been learning English for |
| 9. Bora günlerdir yemek yemiyordu ve hastalandı. (eat) | Bora ?hadn’t been eating for days |
| 10. Geçen Temmuz’dan beri kirasını ödemiyordu. (pay) | ?He hadn’t been paying |
| 11. Tamer dün herkesi eleştiriyordu. (criticize) | ?Tamer was criticizing everybody |
| 12. Sigarayı bıraktığında dokuz yıldır sigara içiyordu, şimdi daha sağlıklı hissediyor. | When he quit smoking ?he had been smoking for nine years |
| 13. Erkek kardeşim ilkokula başladığında iki yıldır kitap okuyordu. | My brother ?had been reading books for two years |
| İki yıldır aynı proje için çalışmalarına rağmen aralarında hala bir çatışma vardı. | Even though ?they had been working |
| 15. Sizi gördüğümde ne kadar zamandır koşuyordunuz, bitmiştiniz. | How ?long had you been running |
