Önceden olmuş ama bir şekilde hala şu anla ilişkisi olan olayları bu zamanla ifade ederiz. Ne zaman yaptığımız değil olay önemlidir. Bu yüzden tam olarak ne zaman yapıldığını anlatan sözcükler (dün, iki saat önce, 2 hafta önce, dün sabah … gibi) olmayan geçmiş zamanda bu yapıyı kullanırız.

  • ben, sen, biz, onlar içinhave, o içinhas yardımcı fiilleri kullanılır.
  • just : az önce, henüz, daha yeni, şimdi

Thank you, I’ve just eaten. (Az önce yemek yedim sağolun.)

  • yet : henüz, daha (olumsuz ve sorularda)

I haven’t decided yet. (Henüz karar vermedim.)

  • already : zaten, çoktan

Tolga has already watched The King’s Speech. (Tolga çoktan Zoraki Kral’ı izlemiş.)

  • lately recently: son zamanlarda

I haven’t gone out lately. (Son zamanlarda dışarı çıkmadım.)

  • so far until nowup to now: şimdiye kadar

I’ve worked for a lot of companies so far. (Şimdiye kadar bir çok şirkette çalıştım.)

  • ever : hiç (sorularda)

Have you ever been to Far East? (Hiç Uzak Doğu’da bulundun mu?)

  • never : hiç (olumlu yapıyla kullanılır – olumsuz anlam verir)

I’ve never eaten a desert like this. (Hiç böyle bir tatlı yememiştim.)

Aşağıdaki cümlelerin İngilizce karşılıklarını yazın. Yardımcı filllerin kısaltılmış hallerini kullanın.

Türkçe İngilizce
1. O kağıdı çoktan imzaladım. (sign)

--- that paper.

I’ve already signed
2. Dosyaların hepsini gözden geçirdim. (revise)

--- all of the files.

I’ve revised
3. Doğa daha aramadı.
_____Doğa hasn’t called yet
4. Bu ay çok borç kapattım o yüzden şimdi param yok. (pay off)

--- a lot of debt this month so I haven’t got money now.

I’ve paid off
5. Son zamanlarda pek çok yeni proje geliştirdik. (develop - lately)

--- a lot of new projects lately.

We’ve developed
6. Teklifimizi kabul ettiler, birlikte çalışacağız. (accept - offer)

--- , we’ll work together.

They’ve accepted our offer
7. Daha işlerimi bitirmedim. (finish - business)
_____I haven’t finished my business yet
8. E-postanı çoktan aldım. (recieve)

--- your e-mail.

I’ve already received
9. Daha davetimize cevap vermediler mi? (answer - invitation)

--- ?

Haven’t they answered our invitation yet
10. Hayatım boyunca hiç yemek pişirmedim. (cook: yemek pişirmek)

--- in my whole life.

I’ve never cooked
11. O ürünü satamayız, henüz test etmedik.

We can’t sell that product, --- it yet.

we haven’t tested
12. Bütün eşyaları paketledik, çok yorgunuz. (pack)

--- all the things, we’re very tired.

We’ve packed
13. Hırsızı tutukladılar. (arrest - thief)
_____They’ve arrested the thief
14. Bana hiç yalan söyledin mi? (lie)

--- to me?

Have you ever lied
15. Senin için hediye aldım, aç lütfen. (buy - present)

--- for you, please open it.

I’ve bought a present
16. Melis çok mutlu, daha yeni iş buldu.

Melis is very happy; --- .

she’s just found a job
17. Merve benim yakın arkadaşım, beni zaten iyi tanıyor. (know)

Merve is my close friend; --- me well.

she’s already known
18. Arabamı çaldılar, karakola gidiyorum. (steal)

--- ; I’m going to the police station.

They’ve stolen my car
19. Hale’yi Galata kulesine götürelim. Daha önce hiç İstanbul’a gelmemişti.

Let’s take Hale to Galata Tower. --- never been to Istanbul before.

She’s
20. Annene haber verdim. Merak etme.

--- . Don’t worry.

I’ve informed your mother