etkilemek: affect, impress, influence
affect: Birşeyde değişiklik oluşmasını sağlayacak şekilde etkilemek
Your opinion will not affect my decision. (Senin fikrin kararımı etkilemeyecek. (Senin fikrin kararımın değişmesini sağlamayacak.))
impress: Olumlu anlamda etkilemektir. Sizi etkileyen şeye karşı hayranlık duyarsınız. Genellikle etkinin derinliğini ve kalıcılığını ifade eder.
Your sincerity impressed me. (Samimiyetin beni etkiledi. (etkilemesi olumlu anlamda, yani bu benim hoşuma gitti.))
influence: Birisinin düşünce veya davranışını özellikle örnek vererek etkilemek.
His writings have influenced the lives of million. (Onun yazıları milyonlarca insanın hayatını etkiledi.)
