That's a pretty hat you're wearing. (Şapkan güzelmiş.)
appealing albenisi olan.He had a nice smile and an appealing personality. (Hoş bir gülümsemesi ve ilginç bir kişiliği var.)
beautiful güzelThe house has a breathtakingly beautiful scenery. (Evin nefes kesecek kadar güzel bir manzarası var.)
boss*çok iyi harika
It was a boss party. (Şahane bir partiydi.)
charming çekiciWhat a charming street this is! (Ne kadar da büyüleyici bir sokak!)
cheerful neşelicute şirinHe's got a really cute baby brother. (Çok sevimli bir kardeşi var.)
dainty zarifIn Topkapi Palace there are many dainty porcelain cups. (Topkapı Sarayı'nda bir sürü narin porselen kase var.)
darling cici hoş.They've just bought a darling little cottage. (Küçük, sevimli bir kır evi aldılar.)
delicate zarifWe chose a delicate floral pattern for our bedroom curtains. (Yatak odası perdemiz için hafif çiçekli bir desen seçtik.)
delightful tatlıOur new neighbours are delightful. (Yeni komşularımız hoş.)
dishy*çekici, seksi
He is a dishy guy. (Çekici bir adam.)
dreamboat hayalindeki erkekWhat a dreamboat! (Ne kadar yakışıklı bir adam!)
elegant şık; nazikfine iyihandsome yakışıklılovely güzelI think Fatma Girik has lovely eyes. (Bence Fatma Girik'in güzel gözleri var.)
nice (s.) hoşpleasant sevimlipretty hoşsmart şıkwell iyi