Oldukça: quite, rather, fairly, pretty

Quite: a/an'den önce kullanılabilir.

  • Fairly ile aynı anlamda => oldukça. Olumlu yorumlarda.
  • Not very => oldukça, ama tamamen değil.
  • Completely => tamamen
  • Not quite => belirsizlik bildirir.
  • Rather: a/an'den önce de sonra da kullanılabilir.

  • Oldukça => Olumsuz yorumlarda
  • Very
  • Olumlu yorumlarda beklenenden daha fazla.
  • Biraz, az. Çok değil
  • Fairly: ortalamadan fazla ama çok değil.

    Pretty: quite ama konuşma diline daha yakın - oldukça ama aşırı değil

    pretty much/well almost (neredeyse)

    Anlamları benzer olduğu için çoğu zaman birbirlerinin yerlerine kullanılabilirler. Ama anlamda ufak değişiklikler olur.

    How is your son doing in his first year at University? sorusunu ele alalım:

    He's doing rather well. Herangi bir problem yok, her şey iyi. Hatta belki beklenenden fazla. Konuşan kişi oğluyla ilgili alçakgönüllülük de yapıyor olabilir. (I did rather well at the Olympics, I won a gold medal).

    He's doing fairly well. Bir kaç problem var ama beklentileri karşılıyor. Çok kötü değil.

    He's doing quite well. Önemli bir problem yok, endişelenecek bir şey yok. Ama belki daha iyisini yapabilirdi.

    He's doing pretty well. Önemli bir problem yok, endişelenecek bir şey yok.