black and blue: morarmak

black and white: bir şey hakkındaki basit ve kesin olması.

in black and white: basılı şey

pretend/say that black is white: gerçeğin tam tersini söylemek.

a black day: çok kötü ya da üzücü bir şeyin olduğu gün.

a black mark: kara leke

the black sheep (of the family): ailenin yüz karası

not be as black as you are/it is painted: bir şeyin sanıldığı kadar da kötü olmaması

the pot calling the kettle black: Tencere bidin kara. Seninki benden kara.