bite the bullet

yüzleşmek, kötü bir olayı kabullenmek, sıkıntıya katlanmak

compare apples to/and oranges

= to be apples and oranges

alakasız iki şeyi karşılaştırmak, yanlış mukayese etmek

dog-eat-dog world

rekabet dünyası

have a lot / enough on my plate

çözecek çok problem, yapacak çok iş olması, başedebileceğinden fazla yük

pass the buck

suçu başkasına atmak, kendi sorumluluğunu başkasına yüklemek

yes man

patronun her dediğine evet diyen, dalkavuk