| İNGİLİZCE | TÜRKÇE KARŞILIKLARI |
| A friend in need is a friend indeed. | Dost kara günde belli olur. |
| A rolling stone gathers no moss. | Yuvarlanan taş yosun tutmaz. |
| A wolf in sheep's clothing. | Kuzu postuna bürünmüş kurt. |
| Actions speak louder than words. | Ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz. |
| Add fuel to the fire. | Ateşe körükle gitmek. |
| Better late than never. | Geç olsun güç olmasın. |
| Bite off more than one can chew. | Başından büyük işlere kalkışmak. |
| Burn one’s bridges. | Köprüleri yakmak. |
| Cross your fingers. | Şans dilemek. |
| Cry over spilt milk. | İş işten geçti. |
| Curiosity killed the cat. | İnsanın başına ne gelirse meraktan gelir. |
| Don't count your chickens before they are hatched. | Dereyi görmeden paçaları sıvama. |
| Too many cock spoil the broth. | Nerde çokluk orda b.kluk. |
| You can't teach old dog new tricks. | Ağaç yaşken eğilir. |
| Bad news travels fast. | Kara haber tez duyulur. |
| Barking dogs seldom bites. | Havlayan köpek ısırmaz. |
| Beginning is half done. | Başlamak işin yarısıdır. |
| Safe better than sorry. | Eşeğini sağlam kazığa bağla. |
| Birds of a feather flock together. | Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim. |
| Once bitten, twicw shy. / A burnt child dreads the fire. | Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer. |
